7 Ekim 2017 Cumartesi

EVREN

Herkese merhaba! 
Ne yazacağım biliyor musunuz? Harika, çünkü ben de bilmiyorum! ^_^ Evet, bir farklılık olsun istedim ve bu sefer tamamen spontane bir yazı yazmaya karar verdim. Bu yüzden biraz saçmalayabilirim  ama bunda hiçbir sorun yok. Çünkü her insanın saçmaladığı anlar olur ve inanın bana, eğer bu evrende "saçmalık" diye bir kavram ve onun kapsadığı varlıklar olmasaydı "mantık" denen kavram da olmazdı. Bilirsiniz, olumlu varlıkları olumlu yapan olumsuz varlıklardır. Bu yüzden mutsuz olduğunuz zamanları fazla kafanıza takmayın; çünkü bu, "mutluluk" diye bir kavramın var olduğunun kanıtlayıcı bir göstergesidir.



Şu anda Joy Williams'dan Sunny Day şarkısını dinliyorum, çok hoş bir şarkı. Kesinlikle tavsiye ederim! ^_^ 
Şarkı bitti. Peki, hangi şarkıyı açsam acaba? Hemen Youtube'a gidip geliyorum! Bir yere ayrılmayın lütfen! ;)
Hemen geldim! Şükürler olsun ki, uçaklar iyi ki var, kastettiğim şey internet uçağı. Anlarsınız ya? ;)
Peki, bilin bakalım hangi şarkıyı açtım? Selena Gomez'den Same Old Love! Harika bir şarkıdır kendisi! ^_^
Selena Gomez'i çok sevdiğimi biliyor muydunuz?
Hey Gomez, kim benim en sevdiğim şarkıcılar arasında biliyor musun?




Evet, doğru cevap! ;)
Tamam... Konudan konuya atlamaya devam edelim!
Şimdi sevgili okuyucularım, rica etsem beş saniye gözlerinizi kapatır mısınız lütfen? Şimdi?
.
.
.
.
.
O yaklaşık beş saniyede ne düşündünüz? Gerçekten... Tam olarak ne düşündünüz? Belki de 5'i merkez alarak geri sayım ya da ileri sayım yaptınız? Kim bilir? İnsan düşünceleri fazla kapsayıcı ve fazla... Hızlı. Işık hızı? Saniyede 300.000 kilometre? Ah, hayır. Matematiğin yetişemediği bir şey varsa o da düşüncelerdir. Matematik yetişemez, evet, ama düşünceler ona yetişebilir. 

Peki, tam da şu an aklınıza gelen ilk kelime nedir? Tam da şu an? Düşünün lütfen. 
Olasılıkları düşünüyorum da... Üslü sayıların bile üstesinden gelemeyeceği kadar çok olasılık var. Üzgünüm matematik, yine yetişemedin. 

Düşünceler... Asla sınırlı bir ağa takılamayacakları gibi evreni de kuşatırlar. O kadar geniş açılı ve kapsamlılar ki, zihinlerimiz içinde birer evren var. Ve yaşadığımız evren hakkında bile çok az bir bilgiye sahipken bir başkasının zihninin içindeki evren hakkında oldukça sınırlı bir bilgiye sahip olmamız kaçınılmazdır. Peki ya kendi evrenlerimiz? Onlar hakkında ne kadar bilgiye sahibiz? Onları ne kadar tanıyoruz? Yıldızları düşüncelerimiz olarak nitelendirirsek onlar ne tür psiko-kozmik tozlardan oluşmuştur? Kara deliklerimiz? Hangi ölü düşünce yıldızlarının kalıntıları onlar? Zihnimizi aydınlatan "Güneş" olarak tanımlayabileceğimiz düşünceler neler? Peki ya acı çekip, zihnimize gece çöktüğünde Ay görünecek mi?
Pozitif motive edici yıldızlarımız mı devreye girecek, yoksa bize hayatın ne kadar da berbat olduğunu hatırlatmak için görevlendirilmiş yıldızlarla mı başa çıkmak zorunda kalacağız? 
Evet, yaşadığımız evrenle ilgili yapabileceğimiz pek bir şey yok ama kendi evrenimizi kendimiz belirleriz. Onları biz dizayn ederiz. Ne tür gök cisimleriyle dolu olacağını biz seçeriz. Ve işte bu, kelimenin tam anlamıyla olağanüstü. Neden bunun ne kadar mutluluk verici bir olay olduğunu fark edemiyoruz? Neden? Düşünsenize, düşünebiliyoruz! Olmak istediğimiz kişi olma seçeneğimiz var! Her birimizin eşsiz bir evreni var. Bu gerçekten... Mutlu olmamızı gerektirecek bir durum. Gerçekten. Şükretmemizi gerektirecek bir durum. Bu olabilecek en şiddetli bir depremden bile daha sarsıcı bir durum.
Bunun yanı sıra düşüncelerimizi somutlaştırıp eyleme yansıtabiliyoruz. Bu bir yıldızın süpernova olayıyla patlayıp hayal bile edemeyeceğiniz potansiyelde olan nötron yıldızlarına dönüşmesi gibi bir şey.
Peki, bizim uzayımıza çıkarak bizi tanımak isteyen astronotlar? Onlara uzay mekiği bileti verip vermemek yine bizim elimizde olacak. Bir başkasının değil. 
Her şey seçimle ilgili. Her şey seçimlerimizle ilgili. Evrenimizi oluşturan temel partiküller seçim atomlarından oluşuyor.  

Lütfen yaptığınız her bir seçimin ne kadar önemli olduğunu unutmayın. Olmak istediğiniz kişinin kim olduğunun ne kadar önemli olduğunu unutmayın. Lütfen, evreninizin ne kadar eşsiz ve olağanüstü olduğunu unutmayın. 
Seçim tamamen size ait. 
 Kim ne derse desin, biz birer astronotuz. İçimizdeki uzaylara çıkan birer astronot. Ama koruyucu elbiselere ihtiyacımız yok. Çünkü nefes alabileceğimiz en rahat ve özgür yer, şüphesiz yine bizim evrenimiz.
Öyleyse, sevgili astronotlar, size olağanüstü ve sizin için özel olacak olan yolculuklar diliyorum. Yapmaktan gurur duyacağınız, hayallerinizin peşinden koşarak evreninize güçlü potansiyelleri olan yıldızlar kazandıracağınız yolculuklar diliyorum. 
Unutmayın, bu evrenin sizin evreninize ihtiyacı var.

30 yorum:

  1. Bu aralar gereğinden fazla düşünüyorum sanırım, beynim fazla mesai yapıyor :D Gülüyorum ama ağlanacak halime gülüyorum biraz da. Çok sıkıldım çoook Kitabın DNA'sı. Umarım bu ruh halimin de bir karşıtı kapıdadır da ona çabucak kavuşurum. Yazın bloğuna farklılık getirmiş. Ben de yapıyorum ara sıra. Sonuçta bloğumuz bir nevi bizim dünyamızı yansıtmıyor mu? Tatlı sohbetine sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlkay,
      Kesinlikle, bloğumuz bizim dünyamız ve ara ara bu şekilde spontane yazılar yazmak, içimizi dökmek iyi geliyor. :) Umarım en kısa zamanda ruhun neşesini bulur! Ama ne derler bilirsin, bulmak için önce aramak gerekir; bu yüzden kendini motive etmeye çalış lütfen! ^_^ Son olarak, fikrini belirttiğin için teşekkür ederim! ^_^

      Sil
  2. Ne yazacağını bilmiyorumu gayet güzel öğütlerle dolu, ilginç bir yazıya dönüştürmüşsün, muhteşemsin. Evet seçim bize ait, çok önemli yanlış yapmamamız gerekir yoksa ömür boyu bedelini öderiz. :( Çok teşekkürler. Sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bücürükveben,
      Beğenmenize çok sevindim! ^_^ Fikrinizi belirttiğiniz için teşekkür ederim! ^_^

      Sil
  3. ooooo uzay mühendisi olcan seeeeen çok tatlişdi buuuuu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deep,
      Asıl tatlı olan şey senin yorumun Deep, her seferinde gülümsetiyorsun! ^_^ Fikrini belirttiğin için teşekkür ederim! ^_^

      Sil
  4. Gerçekten İrem. Başta ne yazacağını iyi ki bilmiyormuşsun. Ama bize bir evrenimiz olduğunu, ne kadar değerli olduğumuzu hatırlattın birden. O beş saniyede sadece aşağıya doğru yerleştirdiğin noktaları saydım. Ben yazının içine girerim okurken. Aklıma gelen ilk kelime ise metal idi. Ne alakaysa. Düşüncene, eline sağlık. Sevgiler kızım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ece Evren,
      Metal... Kulağa hoş geliyor! ^_^ Noktaları saymak da iyi fikir! :) Sizin 2 evreniniz var sanırım, biri soyadınız! ;) ^_^ Fikrinizi belirttiğiniz için teşekkür ederim! :)

      Sil
  5. Çok güzel olmus. Merhaba kesif etkinliginden geliyorum 3 blogumla da takipteyim 😊
    Deryaninsporgunlugu
    Delikizinbohcs
    Deriasworld

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Derya,
      Beğenmene sevindim! Bloglarını takibe aldım, fikrini belirttiğin için teşekkür ederim! ^_^

      Sil
  6. İremcim bence sacmalamaktan ziyade yönlendirici bir yazı olmuş ve hatta cok da hos olmuş :) cok begendim canm. Ben 5 saniyeyi acaba simdi ne yazacak diye düşünerek gecirdim haha 😁

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ANNESİ'nin PRENSES'i,
      Çok mantıklı! ^_^ Ve beğenmenize çok sevindim. :) Fikrinizi belirttiğiniz için teşekkür ederim. :)

      Sil
  7. Gayen güzel bir yazı olmuş bence.
    Seçim kesinlikle bize ait ve sonucuna biz katlanacağız..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. incidennotlar,
      Evet, seçimler ve sonuçları bize ait... Beğenmene sevindim. :) Fikrini belirttiğin için teşekkür ederim! ^_^

      Sil
  8. İlk fırsatta bende Selena Gomez'i dinleyeceğim. Gördüğüm, okuduğum kadarıyla zihin yönlendiren, odaklayıcı bir etki yaratmış. :)
    Düşünce dünyasını uzaya benzetmeni sevdim. Öyle bir dünya ki dipsiz bir kuyu adeta. Ve evet, kara deliklerde mevcut...
    Selena Gomez'in 3 şarkısını dinledim. Peşinden Hugh Laurie - Let Them Talk: A Celebration of New Orleans Blues (all musics) isimli videoyu açtım. Videonun 2. dakikasında başlayan hareketli müzikle birlikte şu an tam da yanda gördüğüm uzay giftine bakakaldım. Müzikle giftin uyumu müthişti!!!
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. www.filmgundemi.com,
      Selena Gomez'i dinlemene çok sevindim! Beğenmişsindir umarım? En çok hangi şarkılarını sevdin? :) ^_^ Selenatorum diye söylemiyorum ama Selena inanılmazdır! ^_^
      Fikrini belirttiğin için teşekkür ederim! ^_^

      Sil
    2. İlk şarkı doğal olarak Same old love oldu. :) Klipte de sokak görüntülerinin yer aldığı bölümleri sevdim. İkinci şarkı The heart wants it wants. Siyah beyaz klibe bayıldım. Come get it üçüncüydü ve yarım kaldı. Melodisini sevemedim. İlk iki şarkı arasında ayırım yapamıyorum. İkisi de güzeldi. :)
      İşte böyle. :))
      Bu arada you tube otomatik oynatmalarda şarkıları aynı sıralamayla yayınladı. Aradan iki gün geçtikten sonra şarkıları hatırlayamazmışım.

      Sil
    3. www.filmgundemi.com,
      Same Old Love ile The Heart Wants What It Wants şarkılarını sevmene sevindim! ^_^

      Sil
  9. İyi ki kendi dünyalarımız var, hayal kurabilmek, kitap okuyabilmek gerçekliğe katlanmak için çok önemli bence :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kağıt Salıncak,
      Hayal kurmak da kitap okumak da adeta birer nimet, öyle değil mi? ^_^ Ve hayata daha iyi tutunmamızı sağladıkları bir gerçek. :) Fikrini belirttiğin için teşekkür ederim! ^_^

      Sil
  10. Ya bazen spontane yazılar daha eğlenceli olabiliyor! :)
    Süper :)
    ben de bekliyorum bloguma :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kafa Dergi,
      Takipteyim zaten! ^_^ Doğru, spontane varlıklar bazen bizi daha çok eğlendiriyor. :) Fikrini belirttiğin için teşekkür ederim! ^_^

      Sil
  11. İremciğim gözlerimi kapadığımda yorgunluğumu fark ettim :)) Henüz yoldan geldiğim için tan dinlenemedim sanırım.Yazdığın yazı güzeldi ama :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Daha Mutlu Yaşam,
      Beğenmenize sevindim! ^_^ Yorgunluk... Bu güzel çünkü eylem yaptığınız anlamına gelir. ^_^ Fikrinizi belirttiğiniz için teşekkür ederim! ^_^

      Sil
  12. Harika bir yazı olmuş çok samimisin ☺

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pınar Çobanoğlu,
      Çok teşekkür ederim! Fikrini belirttiğin için ayrıca teşekkür ederim. ^_^

      Sil
  13. gözlerimi 5 saniye kapatınca aklıma gelen şeylerin listesi , ders çalışmam lazım , süpürmem lazım , yarın ne yemek yapsam , ders çalışmam lazım , bulaşıkları boşaltsam mı, ütüyü şimdi mi halletsem , ders çalışmam lazım . İlk aklıma gelen şey de kurs ödevlerini yapmadığım oldu iyi mi , teşekkür ederim İrem :D kendi evrenim bu kadar benim de :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. KİTAP EYLEMİ,
      Hayır, evreninin bu kadar olmadığına, çok daha fazla sırlar ve harikalar içerdiğine eminim! ^_^ Fikrini belirttiğin için teşekkür ederim! ^_^

      Sil
  14. konu evren ama araya selena gomez'ide eklemişsin.. :) gomez bi ara ameliyat geçirmişti galiba,biri onan böbrek falan vermişti..sonra gomez bi ara cüstin biberle kavgalı falandı ancak şimdi galiba arası iyiymiş.. :) evrenle ilgili güzel yazı yazmışsın..en son dediğin gibi "evrenin bizim evrenimize ihtiyacı var.".. eline sağlık.. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ertuğrul Yıldırım,
      Evet, Lupus hastalığından dolayı bir böbreği iflas edince yakın bir arkadaşı ona böbreğini verdi. :) Ve Custin Biber mi? Haha, alemsin! ^_^ Evet, şu sıralar onunla arası iyi gibi, umarım mutludur. :) Çünkü önemli olan mutluluğu. :)
      Fikrini belirttiğin için teşekkür ederim! ^_^

      Sil