12 Eylül 2017 Salı

Marka Mimi | Mim

Herkese merhaba! 
Birçok blogda gördüğüm ve çok hoşuma giden bir mimle karşınızdayım! ^_^ Mimin ele aldığı konu hoşuma gidince ben de yapmak istedim. :)



Bu mimde çok sevdiğimiz 3 markadan bahsedeceğiz. Oldukça pratik bir mim. :)
Öyleyse... Başlayalım! ^_^

1-) Disney
Disney lisanslı ürünleri gerçekten çok seviyorum. Nedeni basit. Çünkü Disney'i çok seviyorum! ^_^ 
Ayrıca çok kapsamlı bir marka. :)

2-) Nestle

Çikolatasından kahvesine kadar Nestle'nin çok kaliteli ve iyi bir marka olduğunu düşünüyorum. Ayrıca bunu söylemek zorundayım, Nestle'nin sıcak çikolatası dışında diğer sıcak çikolatalar beni tatmin etmiyor. Üçü bir arada'sı bana her zaman iyi geliyor. Çikolatalı mocha'sından bahsetmiyorum bile. Peki Nesquik çikolatalı, çilekli süt tozları? 
Daha fazla saymayacağım. Sen 1 numarasın Nestle! ^_^

3-) Burger King

Küçüklüğümden beri Burger King'çiyim. Ne yapabilirim, yapacak bir şey yok. :)
Not: McDonald's ı da severim. Üzgünüm Burger King, üzgün değilim. ;)



Evet, benden bu kadar. :) 

Mimlediklerim:
Kağıt Salıncak
Veee bloğunda bu mimi bulundurmak isteyen herkes!

Kendinize çok iyi bakın! Bol mutlu günler dilerim! ^_^

5 Eylül 2017 Salı

Kendime Ait Görünmez Bir İşaret - Aimee Bender | Kitap Yorumu




Kitabın Adı: Kendime Ait Görünmez Bir İşaret
Orijinal Adı: An Invisible Sign of My Own
Yazarı: Aimee Bender
Çevirmeni: Sibel Sakacı
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 250


"Kendimi değiştirebilir ve böylece hayatım boyunca, sonsuza kadar değişik kalabilirdim ve bu -tam burada- her şeyin döndüğü an olabilirdi."

Arka Kapak Yazısı: Kitabın kahramanı Mona Gray, sporculuğunu örnek aldığı babası hastalanınca, geleceği parlak bir atlet olmaktan vazgeçer, sevdiği her şeyi bırakıp kendini matematiğin dünyasına kapatır. Babasının yaklaşan ölümünü zihninde engellemek için organlarını kesmeyi düşünür ve bu amaçla 20. doğum gününde kendine armağan olarak bir balta alır.
Matematik öğretmeni olunca, öğrencilerin sayıların ihtişam ve önemini fark ettiğini görür. Bir süre sonra, Mona'nın girift bir şekilde örülmüş maskesinin altındakileri, bir bakışta gören yeni fen öğretmeni çıkagelir ve Mona'nın özenle düzenlenmiş dünyası, en yüce düzen olan aşkla sarsılır.


Not: Kitap Mona Gray tarafından 1. tekil şahısla yazılmıştır.




Herkese merhaba! 
Hayatımın kitaplarından biri olarak rahatlıkla tanımlayabileceğim Kendime Ait Görünmez Bir İşaret kitabının DNA incelemesiyle karşınızdayım! :) Hey, bunu çoktandır yapmıyordum. :)

"Yirminci yaş günümde kendime bir balta aldım. Bu yıllardır aldığım en güzel armağandı."


Kitap, matematiğe takıntılı olan bir kızın bir okulda öğretmenlik yapmasıyla hayatının nasıl değiştiğini anlatıyor. 
 Kitabı çok uzun bir zaman boyunca okudum. Demek istediğim, geç bitirdim. Çünkü bu yaz gerçekten kitap okuma açısından berbattım ama iyi tarafından bakarsam nasıl bir sonuç beni bekliyor, biliyor musunuz? Kitap hayatımın bir ay gibi kısa sayılmayacak bir süresinde bana eşlik etti! ^_^ Kalbimdeyse her zaman eşlik edecek. Buna eminim.

"Asansördeki taşıma kapasitesi uyarısını ezberlemiştim: yalnızca 22 kişi. Güzel. Net. Sayıları bırakmak, telaşla koşuşturan 25 kişilik bir grubun içine karışıp onların gittiği yere gitmeye istekli olmak, metal kapıların kapanmasına izin verip doğrudan, bir kuyruklu yıldız kadar hızlı ve sert bir şekilde beton zemine çakılmak demekti."

Bu kitap bir başyapıt. Şaheser. Sizi saran o kadar farklı bir atmosferi var ki... Bu kitabın dünyasından nefes almadan bunun nasıl bir şey olduğunu bilemezsiniz. 
Şu anda kelimeleri seçmekte zorlanıyorum. Çünkü sizi çok etkileyen sevdiğiniz şeyleri anlatırken yaşadığınız o karmaşıklık hissini bilirsiniz. Kelime seçme eyleminin tam karşısında size göz kırpan o engelleyici his. 

"Dışarı çıkarken, bir şey olursa beni araması için annemden söz aldım. Mona, dedi, endişelenmenin bir faydası yok.
Öyleyse, endişelendiğim için benimle ilgili endişe duyma, dedim."


Baş karakter. Mona Gray. Sayılara takıntılı ama kendisine oldukça takıntısız o kız. Sizi temin ederim okuduğum en mutsuz, en canı yanan karakter olabilir ama bunu hiç dile getirmiyor. Hiç. Bir kez bile. Ama bunu siz hissedebiliyorsunuz. Satırları okurken onun mutsuzluğu sizi boğmaya çalışan bir el gibi kitaptan size doğru uzanıyor sanki. Doğum gününde organlarını kesmek için kendisine hediye olarak bir balta alan bir insan düşünün. İçindeki acıyı genelde tahta cisimlere sürekli vura vura söndürmeye çalışan bir insan. Bırakan bir insan. Yapmaktan hoşlandığı şeyleri sırf kendisi seviyor diye bırakan bir insan. Ancak bir tek matematiği bırakmıyor. Bırakamıyor. Onun için matematiğin ne kadar değerli olduğunu anlıyorsunuz, değil mi? :) 

"Hepsi sayılarla ilgili. Hepsi sırayla ilgili. Hepsi hayatta olmanın matematiksel mantığıyla ilgili. Her şey normal ilerlemesine bırakılsa, üzüntüyle yaşarız -ağlar ve yürürüz- ama bizi asıl yıkan, sırasız olan kayıplardır." 


Peki ya diğer karakterler? Kesinlikle onlar da çarpıcı. Boynunda, sayı değeri ruh halinin pozitifliğiyle orantılı olarak artan sayı kolyelerini taşıyan, Mona'nın eski matematik öğretmeni Bay Jones. (Çok mutluysa 42, pek mutlu değilse 15 ya da havasında değilse 7 takması gibi. Bu bana Yıldız Kız kitabındaki kavanoz olayını hatırlatıyor. Orada da kız, ruh halinin pozitifliğiyle orantılı olacak şekilde kavanozuna taş -başka bir cisim de olabilir tam hatırlamıyorum- atıyordu ve kitabın bana bunu hatırlatması gerçekten çok güzeldi.) Öğrencilerinden çeşitli hastalık taklitleri yapmasını isteyen ve kollarında bolca yanık izi bulunan fen öğretmeni Benjamin Smith. Annesi kanser olduğundan dolayı tüm isteğiyle kanser olmak isteyen ve başında serum tüpüyle dolaşan Mona'nın öğrencisi Lisa Venus. Hastalığı o kesikten dışarı çıksın diye tamamlanmamış bir çemberin içinde oturan Mona'nın babası.
Karakterler inanılmazlar, öyle değil mi? :)

 "Saatin üzerindeki, kötücül bir şekilde parlak, kırmızı dijital çizgiler yer değiştirip yenileniyor. 11.59; tık: 12.00. Yalnızca üç sayının bir anda değişmesi beni kendime getiriyor ve farkına varıyorum: gece yarısı."


Kendime Ait Görünmez Bir İşaret, aynı zamanda alt metni çok olan derin bir kitap. 
Kitabı bitirdikten sonra bir süre öylece kitabı ve yazarın ne anlatmak istemiş olabileceğini düşündüm. Ve düşündükçe yazarın bir harika olduğunu tüm keskinliğiyle fark ediyordum. Yazarın daha önce Limonlu Pastanın Sıradışı Hüznü kitabını okumuştum ama çok sevememiştim. (Kitabın yorumu için tıktık.) Çünkü o harika kurguyu harcadığını düşünüyordum. Bu kitabı içinse şöyle düşünüyorum: Kitap her yönüyle ha-ri-ka! ^_^

 "Sözcükler o kadar büyüklerdi ki, gökyüzünü engelliyorlardı."


Kitabı tabii ki tüm kalbimle tavsiye ediyorum. :) Bu dünyadan bir nefes almalısınız sevgili okuyucularım, akciğerlerinizin hoşnut olacağına inanıyorum. ^_^
 Bu arada kitabın bir filmi olduğunu öğrendiğimde resmen çılgına döndüm! En kısa zamanda izleyeceğim inşAllah. ^_^


Film afişi. :)

Evet... Benim mikroskobumdan kitabın DNA'sı işte böyle görünüyor. :) 
Kendinize çok iyi bakın. Bol mutlu günler dilerim! ^_^


Kitaba Puanım:

1 Eylül 2017 Cuma

FAVORİLER | AĞUSTOS 2017


Herkese iyi bayramlar! Bayramınız nasıl gidiyor, bakalım? İnşAllah güzel gidiyordur. :) Hepiniz için sevgili okuyucularım, sevdiklerinizle geçireceğiniz huzurlu, eğlenceli ve mutlu bayramlar temenni ediyorum. ^_^ 



Tüm endişelerinizi ve üzüntülerinizi bir kenara bırakıp bayramın tadını çıkarmayı unutmayın, lütfen! 
Öyleyse... Ağustos 2017 favorilerine geçelim! :)

KİTAP
Çizmeli Kedi - Charles Perrault (10/10)


Çizmeli Kedi, benim için oldukça özel ve en sevdiğim animasyon karakteri olduğundan orijinal hikayesini merak edip kitabını okudum ve iyi ki de okumuşum! Orijinal hikayede de Çizmeli Kedi'nin ne kadar zeki olduğuna tanık olmuş oldum böylece. Ne diyebilirim ki? İşte benim kedim. ;) 
Kitap çok akıcıydı, bir oturuşta bitti. Zaten oldukça ince bir kitap.
İşin özü kitabı çok sevdim ve Çizmeli Kedi'nin orijinal hikayesini okuduğumdan tam puan verdim. :)


FİLM
Buz Devri 3


Buz Devri! Yuppiii! Bu serinin en sevdiğim filmi Dinozorların Şafağı, yani 3. film. ^_^ 
Filmi izlerken sonlara doğru gözlerim doldu; bir mamut, bir kaplan ve bir miskinden oluşan bu ekibi o kadar çok seviyorum ki... Gerçi her bir filmde ekibimiz kalabalıklaşıyor o ayrı bir konu. İşin özü Buz Devri ekibini çok sevdiğimi söyleyebilirim. :) Neden biliyor musunuz? Çünkü bize, ne kadar farklı olursak olalım eğer izin vermezsek bunun dayanışmamıza ve sevgimize  hiçbir şekilde etki etmeyeceğini hatırlatıyorlar.  Ayrıca ekibin her bir karakteri de eşsiz! ^_^ Yani, şu ekibe bir bakar mısınız lütfen!


Ama burada biri eksik... Kim mi? Tabii ki bu ekibin bu şekilde toplanmasına neden olan cesur savaşçı: Buck!



DİZİ
Kill Me Heal Me (2-10. bölümler)


İzlemeye başladığım ilk Kore dizisinden merhaba! Çok yakın bir dostum olan Feyza'nın önerisiyle bu dizinin ilk bölümünü temmuz ayında izledim ve bu ay 10. bölüme kadar izleyebildim. (10 da dahil.) Yanlış anlaşılmasın, diziyi çok sevdim ama nedense sık sık izlemedim. Sonuç da bu şekilde oldu. :)
Dizi, çoklu kişilik bozukluğu hastası olan Cha Do Hyun adında bir adamın hayatına psikiyatrist bir kadının girmesiyle nasıl bir değişime uğradığını konu alıyor.


Konusu, karakterleri, olay örgüsü, mizahı... Dizi birçok yönüyle beni kendisine bağladı. :) Sevgili Feyza, sen bir tanesin! ;) ^_^
Yalnız, başroldeki adamın dizi çekilirken 38 yaşında olduğunu öğrendiğimde çok şaşırdım. Kadın da 30 yaşındaymış. Sanırım Korelilerin çok genç görünme gibi bir özelliği var. 
Dizi ara ara içimi ağlama isteğiyle doldurdu. Dizinin duygusal yönü de çok sağlam, diyebilirim.
İşin özü, ben diziyi çok sevdim! ^_^


MÜZİK
1-) As İf İt's Your Last - Blackpink
Pek k-pop dinlemem ama Blackpink gerçekten sevdiğim bir grup. Bu şarkıları da çok eğlenceli! :)
2-) Look What You Made Me Do - Taylor Swift
Taylor Swift geri döndüüü! ^_^ Hem de ne dönüş... Şarkı muhteşem! Tam olarak benim sevdiğim müzik tarzı! ^_^ Sözleri de çok anlamlı ve sert. ;)
3-) No Roots - Alice Merton
Annemle babam hacta bu arada ve kardeşlerimle neredeyse her akşam bu şarkıyı, televizyonu internete bağlayarak dinledik! Bizim şarkımız oldu, bile diyebilirim. :)
4-) New Rules - Dua Lipa
Gerçekten çok iyi bir şarkı! Dinlemelisiniz. :)
5-) Me Enamore - Shakira
Çok huzur verici, dinlendirici bir şarkı. Böyle bir şarkıyı da Shakira'dan dinlemek çok güzel. ^_^

MÜZİK VİDEOSU
Look What You Made Me Do - Taylor Swift

Tamam... Gerçekten...Yüzyılın klibi olabilir! Hatta muhtemelen izlediğim en iyi müzik klibi ama hala en sevdiğim müzik klibi Out Of The Woods. :) Bu klipten bahsettiğim yazıya ulaşmak için tıktık. :)


Bu klip yayımlanmadan birkaç gün önce Taylor Swift'in Out Of The Woods klibini ne kadar çok sevdiğimden bahsettiğim bir gönderi paylaşmıştım ve birkaç gün sonra bu klipte, Out Of The Woods'taki Taylor Swift'i ölü olarak görmek beni biraz üzdü ama Taylor Swift'in de dediği gibi: Eski Taylor şu anda telefona gelemez. Neden mi? Çünkü o öldü.
Taylor Swift'in düşünüş biçimine bir kez daha hayran kaldım. Beyin analizine çok müsait bir klip.
Peki ya o son? O-la-ğan-üs-tü. İzlemediyseniz izleyin derim! ^_^


Evet, benden bu kadar. :) Tekrardan iyi bayramlar diliyorum. ^_^ Kendinize çok iyi bakın! :)
Bu arada... Kitabın DNA'sı şu anda telefona gelemez. Neden mi? Çünkü benimle meşgul! ;) ^_^

26 Ağustos 2017 Cumartesi

İşte Bütün Mesele Bu | Mim

Herkese merhaba! 
Aysel Ezimova'nın icadı olan İşte Bütün Mesele Bu mimiyle karşınızdayım! ^_^



Çok harika bir mim fikri düşünmüş kendisi! ^_^ Beni mimlediği için de ona buradan tekrar teşekkürlerimi iletiyorum! :) Onun mimi için tıktık. :)
Bu mimde, blog dünyasını bir apartmana benzeterek sorulara cevap veriyoruz. Anlayacağınız apartman formunda bir dünya düşüneceğiz! ;)
Öyleyse... Başlayalım! ^_^

1-) Bu apartmanın başkanı kim?
Evet, evet, seninle hemfikirim. Bence de Deeptone! ^_^ Muhtemelen birçoğumuzun aklında bu isim vardır. :) Evet, Deeptone... O, tanıdığım en tatlı ve en havalı insanlardan biri! Seni seviyoruz Deep! ^_^


2-) Apartmanın kütüphanecileri?
1-) Kağıt Salıncak: Kendisi çok güzel ve öz bir şekilde kitap yorumlar! ^_^ Onun yorumlarını okumaktan çok hoşlandığım için onu ilk sıraya yerleştirmek istedim. :) Aynı zamanda bendeki yeri çok ayrıdır Kağıt Salıncak'ın. Onun desteklerini hissetmek benim için hep harika oldu... Tamam, duygulanmak istemiyorum. :) Diğer kütüphanecimize geçelim. :) 
2-) Kağıttan Dünyam: Evet, Kağıttan Dünyam'ın kağıttan dünyalar olan kitapları yorumlarken çok iyi olması şaşırtıcı değil, değil mi? :) Kendisinin yazılarını okumak çok güzel, bloğuna uğramayı unutmayın lütfen! ^_^
3-) Okuyan Muggle: Adı üstünde, değil mi? :) Bu arada yazdığı aylık raporlarını da çok seviyorum, söylemeden geçemeyeceğim. ^_^

3-) Apartmanın en tatlı anneleri?
1-) Annesinin Prensesi: Tabii ki Annesinin Prensesi! ^_^ Tatlı mı tatlı bir anne. ^_^ Çok bilgilendirici yazıları da mevcut bloğunda. :) Bu arada bloğunun arkaplanı da çok tatlı, söylemeden geçemeyeceğim. ^_^
2-) Burası Hayal Kahvesi: Çeşitli konular hakkındaki yorumlara ulaşabileceğiniz bir blog, uğrayın derim! ^_^


4-) Sohbeti en tatlı olanlar?
Ah, çok zor bir soru... Bu apartman sohbeti tatlı olanlarla kaynıyor sonuçta. ^_^ Tamam, 3 kişi belirlemeye çalışacağım. :)
1-) "Dünyayı sevmek imkansız.": Bol bol sohbet yazıları yazan bir blog! ^_^ Özellikle okullarla ilgili anılarını yazdığı seriyi çok seviyorum. :)
2-) bücürük ve ben: Sohbeti o kadar tatlı ki, sıkılmayı aklınızın ucundan bile geçirmeyin! ^_^ Özellikle Karpuz Apartmanı diye tamamen kendi hazırladığı bir yazı dizisi var ki, dizi izliyorsunuz gibi hissediyorsunuz! :)
3-) Bir Öğrencinin Kaleminden: Aramıza yeni katıldı. Apartmana yeni taşındı da diyebiliriz. ;) Yazılarını okumayı çok seviyorum. :) Ayrıca öğrencilerin yararlanması adına yazdığı yazıları da kalpten takdir ediyorum! ^_^

5-) Her şey hakkında yazanlar?
1-) Arif Öztürk: Gerçekten her şey hakkında yazıyor kendisi. :) Bloğuna bir göz atmalısınız bana sorarsanız. ^_^
2-) herteldenşef: İsmi her şeyi açıklıyor, öyle değil mi? :) Kendisi son derece profesyonel bir şeftir, yazdıklarının lezzetine bir bakın derim! ;) ^_^
3-) Mutluluk için... : Şarkı, film, kitap... Çeşit çeşit konu mevcut. :) Bu bloğa da uğramayı unutmayın lütfen! ^_^  

6-) Bu apartmanın en bakımlıları?
Ben hiç kozmetikle ilgili yazı okumadığım için yardımcı olamayacağım maalesef. 


7-) Önerilerine çok güvendiğiniz komşular?
1-) Öneri Makinesi: Tabii ki öneri makinesi! ^_^ Bu blog adeta bir hoş vakit bombası! :) Öyleyse patlamaya hazır olun! ^_^
2-) ...Kütüphanemden Kitap Manzaraları...: Çok uzun zamandır takip ettiğim harika bir blog. :) Ne ararsanız var! Kesinlikle bir uğramalısınız! ^_^


8-) "Öykü dinlemeye, kahve içmeye giderim." dediğiniz komşular?
1-) Periodic Library: Gerek Pazar 6'lısı buluşuyla, gerek diğer yazılarıyla canlı sohbetini dinlemek istediğim bir blogger! ^_^ Ayrıca bloğunun ismiyle bile ne kadar yaratıcı biri olduğu çok belli. :)
2-) Blue Things: En küçük komşularımızdan biridir kendisi. :) Eğlenceli biri olduğuna hiç şüphem yok! Aynı zamanda da bu harika mimin sahibi! :) Seninle bir kahve içsek güzel olurdu sevgili komşum! ^_^
3-) Sule Uzundere Blog: Çok kapsamlı, geniş açılı bir blog. :) Bu yüzden ondan öykü dinlemek eminim, çok güzel olurdu! ^_^
4-) Sibelynka: Evine yarasa giren bu sevgili blogger'ın evinde bir kahve içmek kulağa harika geliyor! ^_^ 

9-) Yeni taşınsa da, çok samimi olan ve alıştığınız komşular?
1-) Bir Öğrencinin Kaleminden: Elimden geldiğince her bloğu sadece bir kez yazmaya çalışıyorum ama bu soru için bizi tekrar Bir Öğrencinin Kaleminden bloğu karşıladı. :)
2-) Tarih Kovanı: Tarihle fazla aram yok ama eğer sizin tarihe ilginiz varsa bu blog tam size göre! :)

10-) Bu apartmanın sağlıkla çok ilgilenenleri, bu konuda yazanları?
1-) Hareket iyileştirir!: Evet, hareket iyileştirir! Öyleyse, bu bloğa doğru hareket etmenizde fayda var! ^_^
2-) Bilinçli ve Mutlu Bir Hayat İçin: Çok bilgilendirici ve faydalı yazılar için bu bloğa bir uğrayın derim! ^_^

11-) Anime delisi olan komşun?
Anime izlemediğim için pek anime yazılarını okumuyorum ama Blue Things'i anime severler için gönül rahatlığıyla tavsiye ederim! ^_^

12-) Kendine en çok benzettiğin ve koşulsuz şartsız en sevdiklerinden olan komşuların?
İlk olarak bu sorunun "Kendine en çok benzettiğin" kısmını ele almak istiyorum. :) Animasyonlar, Disney filmleri, Capri-Sun ve Oreo sevgisiyle Kağıt Salıncak'la birçok ortak noktamız var! ;) ^_^ Koşulsuz şartsız sevdiğin komşular, kısmına gelirsem... İşte bu mimde isim veremeyeceğim sadece 2 sorudan biri de bu soru. :) Sevgili komşularım, hepinizi ayrı ayrı çok seviyorum. İyi ki varsınız...


Evet, böylece mimin sonuna geldik. :) Yapmak isteyen herkesi mimliyorum, haberiniz olsun! ^_^

24 Ağustos 2017 Perşembe

Bu Evrendeki En Sevdiğim Müzik Klibi: Out Of The Woods - Taylor Swift

Herkese merhaba! 
Size bu evrendeki en sevdiğim müzik klibinden bahsetmek istiyorum: Out Of The Woods - Taylor Swift



Klip "She lost him." cümlesinin gösteriminden hemen sonra başlıyor.




Klipte sevdiği adamı kaybettikten sonra birçok zorluklar ve acı çekmeye başlayan bir kadını izliyoruz. 




 Acı çekiyor, acı çekiyor ve acı çekiyor.










Kaçmaya çalışıyor. Acılarından, hayal kırıklıklarından, belirsizlikten... Canavar sandıklarından...



Ancak daha sonra fark ediyor, canavar sandıklarının aslında sadece birer ağaç olduğunu...



"Canavarların sadece ağaçlar olduğu ortaya çıktı."




Acının onu zayıf kılmasına izin vermek yerine çok daha güçlü kılmasına izin veriyor.
Güçleniyor, güçleniyor ve güçleniyor.




Bu klibin en sevdiğim yanı da ne biliyor musunuz?
 Bu klip sadece aşkla değil aynı zamanda hayatla da özdeşleşiyor... Hepimizin hayatı öyle değil mi? Her zaman acı çektiğimiz zamanlar oluyor. Bir şekilde acıyla baş etmemiz gereken zamanlardan bahsediyorum. Ateş, su, buz ve hava olarak kategorilendirebileceğimiz dönemler geçiriyoruz.




Acının bizi zayıf ya da güçlü kılmasına izin vermek de bizim seçimimize kalıyor. Tamamıyla bizim seçimimiz.




"Kız oğlanı kaybetti ama kendini buldu. Ve bu bir şekilde, her şey demekti."

Klibin bu sözlerle sona erdiğini görüyoruz.




Evet... Ya tüm bu karmaşıklığın içinde kendimizi buluruz ya da sonsuza kadar kayboluruz. Seçim tamamıyla bize ait. Her zamanki gibi.




"Dünyanın geri kalanı siyah ve beyazdı ama biz çığlık atan renklerdik."




İşte, benim bu evrendeki en sevdiğim klip. Umarım şimdi nedenini daha iyi anlıyorsunuzdur. 

Not: Bu arada Taylor Swift uzun zamandan sonra müzik dünyasına geri dönüyor. Yarın ilk teklisini yayımlayacak Allah'ın izniyle. :) Dinlemek için sabırsızlanıyorum. ^_^


Öyleyse sizin için kendinizi bulacağınız güçlü bir hayat temenni ediyorum. Bol güçlü günler dilerim! ^_^

20 Ağustos 2017 Pazar

6 Kitap, 6 Şarkı | Pazar 6'lısı


Herkese merhaba! 
Esseve Rin'in kurucusu olduğu Pazar 6'lısı yazımla karşınızdayım! ^_^ Ağustos temaları için tıktık. :)
Bu temada, 6 kitap seçip her biri için bir şarkı seçtim. Öyleyse... Başlayalım! :)




1-) Zümrüt Şelaleleri - Kimberley Freeman

Bu kitabın filmi için oyuncular seçmişken bir de şarkı belirlemek  güzel. :) Oyuncu seçimim için tıktık. :)

Geçmişte yaşanan çılgınca bir aşkı içinde barındıran Zümrüt Şelaleleri kitabıyla Taylor Swift'in Wildest Dreams şarkısının çok iyi bir ikili olduğunu düşünüyorum. Şarkının sözleri sanki Violet tarafından Sam'e söylenmiş gibi ve bu gerçekten... İnanılmaz.

Wildest Dreams - Taylor Swift


2-) Ölmek İçin On Üç Sebep - Jay Asher


Manga'dan We Could Be The Same. Şarkı, tıpkı kitap gibi derin ve muhteşem. Bir de şarkının şu sözlerine bir bakın lütfen.

"Seni onların senden nefret ettiğinden daha fazla sevebilirim.Kimi suçlayacakları önemli değil. Onları kendi oyunlarında yenebiliriz."

We Could Be The Same - Manga


Daha fazla uyum olamazdı... Clay eğer bu şarkıdan haberdar olup bu şarkıyı Hannah'a söyleseydi, Hannah muhtemelen şöyle karşılık verirdi: "Bunu neden ben hayattayken söylemedin?" Ve eklerdi: "Sesin berbat Clay ama hoş şarkıymış. Manga işi biliyor. ;)" Tamam, bunu görmezden gelin lütfen. :)




3-) Oyunbaz - Wulf Dorn

İşte karşınızda Kevin Gates'in 911 şarkısı! :)

911 - Kevin Gates

Oyunbaz, psikolojik gerilim bir kitap ve bana sorarsanız, bu şarkıyla çok iyi uyum sağlıyor. ^_^

4-) Tanrı Daima Tebdil-i Kıyafet Giyer - Laurent Gounelle

Fransa temalı harika bir kitaba Fransa temalı harika bir şarkı yakışır, ne dersiniz? ^_^

Derniere Danse - Indila


5-) Yıldız Kız - Jerry Spinelli

Çocukluğumun kitaplarından biridir Yıldız Kız. :) Çok sevimli, tatlı bir kitap ve ben de bu kitap için tatlı bir şarkı saçmek istedim. ^_^

We'll Be The Stars - Sabrina Carpenter


6-) Siyah Buz - Becca Fitzpatrick

Sırlarla dolu bu heyecanlı kitaba One Republic'ten Secrets şarkısı çok güzel bir yoldaş olurdu! ^_^

Secrets - One Republic



Benden bu kadar sevgili okuyucularım. 
Kendinize çok iyi bakın, bol mutlu günler dilerim! ^_^

13 Ağustos 2017 Pazar

Lights, Camera, Action! | Pazar 6'lısı




Herkese merhaba! 
Esseve Rin'in kurucusu olduğu ilk Pazar 6'lısı yazımla karşınızdayım! :)
Muhteşem tema fikirleri için tıklayın! ^_^
Bu temada, seçtiğiniz kitabın filmini çekecek bir yönetmen oluyorsunuz. Ne dersiniz, harika bir fikir değil mi? Teşekkürler, Esseve Rin! ^_^




Ben Kimberley Freeman'dan Zümrüt Şelaleleri kitabını seçtim. Çünkü hem karakterlerinin sağlam olduğunu düşünüyorum, hem de son okuduğum kitaplardan biri olduğundan beynimdeki hatırası oldukça canlı.

 

Yukarıdaki şarkının adı, bilin bakalım ne? Luz, camara, accion! "Light, camera, action!" cümlesinin İspanyolcası. Dinlemenizi öneririm, harika bir şarkı olmakla kalmayıp temaya da oldukça uygun! ^_^
Öyleyse... Işıklar? Kamera? Aksiyon! 


1-) Violet } Hailee Steinfeld
Hailee'nin, Violet'in kendini arayış yolundaki belirsizlik korkusunu harika bir şekilde yansıtacağından eminim! ^_^




2-) Sam } Sterling Knight
Bana sorarsanız, Sam'in vurdumduymazlığı ve uçukluğu Sterling'e çok yakışırdı. :)



3-) Flora } Scarlett Johansson
Scarlett Johansson, zaten müthiş bir oyuncu. Flora'nın korumacı ve mantıklı yönlerini ortaya çıkarırken başarılı olacağı konusunda hiç şüphem yok. ^_^



4-) Clive } Ansel Elgort
Clive'in masumluğunu düşününce Ansel Elgort'tan daha iyi bir seçenek aklıma gelmedi. Ayrıca Clive kitapta Flora'yla birlikte en sevdiğim karakter ve Ansel Elgort'u da çok sevdiğime göre... Uyum diye buna denir! ^_^



5-) Lauren } Bridgit Mendler
Lauren'in meraklı kişiliği Bridgit Mendler tarafından harika bir şekilde oynanırdı eminim. :)




6-) Tomas } Diego Domínguez Llort
Tomas, başarılı bir mimar ve Diego bence bu rolün altından çok iyi kalkardı. :)




Benden bu kadar! Bol mutlu günler dilerim! ^_^