17 Şubat 2018 Cumartesi

Küçük Bir Mim | Mim

Herkese merhaba!
Küçük bir mimle karşınızdayım. :) Kağıttan Dünyam'a beni mimlediği için çok teşekkür ediyorum! ^_^
Onun mimi için tıktık.



1-) Dünyayı değiştirecek üç adım?
Eğer dünyadaki her insan, kendisinin en iyi temsili olacak şekilde üç adımla kendisini değiştirme gücüne erişip bunu uygularsa, kelimenin tam anlamıyla tüm dünya değişmiş olur.

2-) Dünyanın daha fazlasına ihtiyaç duyduğu şey?
Empati. Aklınıza gelebilecek her kötülüğün sebebinin empati yoksunluğundan kaynaklandığını düşünüyorum.

3-) Okuduğunuz son kitap?
Rhonda Byrne'den The Secret. Yalnız, bu sorunun; hayatımın kitaplarından biri olarak nitelendirdiğim kitabın adını ileteceğim şekilde denk gelmesi çok hoş oldu. ^_^

4-) İzlediğiniz son film?
Sevimli Canavarlar! <3



5-) Değişmenizi sağlayan bir hatanız?
Hımm... Bana sorarsanız, bakış açımız bu yönde eğilim yaptığı sürece, yaptığımız her hata bizi değiştirir ve yola daha güçlü bir şekilde devam etmemizi sağlar. Bu yüzden belirli, tek bir cevap veremeyeceğim.

6-) Sözcükleriniz eylemlerinizle eşit midir?
Kendimle çelişmemek adına, eylemlerimin kelimelerimi yansıtıp yansıtmadığına dikkat ediyorum ama bunu yüzde yüz başardığımı düşünmüyorum. Sonuçta ben de bir insanım ve anlık heyecan veya başka tetikleyici duygularla söylenerek eyleme geçmemiş sözlerim elbet vardır.

7-) Gurur duyduğunuz bir başarınız?
Kendi çapımda çekmiş olduğum Yaz Buz reklamım. 

8-) Hayattaki öncelikleriniz nelerdir?
Hayatım. ;) Demek istediğim şu ki, hayatımın özel bir parçası olarak nitelendirdiğim her varlık benim önceliğimdir ve bunları saymakla bitiremem.

9-) Kendinizde beğendiğiniz beş özellik?
Kağıttan Dünyam'la aynı fikirdeyim. Kendimi şu anda övmek istemiyorum. :)


10-) Geçen haftanın en güzel olayı nedir?
Winx'in ilk iki bölümünü nostalji olarak izlemem! ^_^

Winx'in ilk iki bölümünde Layla yok, bu yüzden bu resmi seçtim. Yoksa, sevgili Layla, seni severim; bilirsin. ;)




Yapmak isteyen herkesi mimliyorum. ^_^
Bol mutlu günler dilerim!

10 Şubat 2018 Cumartesi

Kitabın DNA'sı Gezegenin Sihri'ne Karışıyor ve İşte Karşınızda Gezegenin Sihri!

Herkese merhaba!
Bloğumun ismini değiştirdim ve işte karşınızda, Gezegenin Sihri! ^_^


Nedeni ise, bloğumda sadece kitaplardan bahsetmemem. :)

Bloğumda paylaştığım ilk yazının adını da "Gezegenin Sihri'ne Hoş Geldiniz!" şeklinde değiştirdim ama bloğumdaki ilk yazımı silmek istemediğimden ek olarak "10.02.2018'den bir not..." başlığıyla yazı yazdım. Ulaşmak için tıktık. :)

Bloğumun yeni ismi ile ilgili düşüncelerinizi benimle paylaşırsanız beni çok mutlu edersiniz. :)
Öyleyse... Bol sihirli günler dilerim! ^_^

FAVORİLER | OCAK 2018


2018'in ilk ayının favoriler yazısına hepiniz hoş geldiniz! ^_^
Ocak ayı şükürler olsun ki güzel geçti. Ayın son haftasında İzmit'te akrabalarım, ailemle birlikteydim ve onlarla vakit geçirmek bana gerçekten iyi geldi. Buradan onların her birine antimesafe olan sevgisel ışınlarımı gönderiyorum.



Sevgili dostlarım, lütfen sevdiklerinize zaman ayırmayı ihmal etmeyin. Kan bağınız olsun ya da olmasın, sevdikleriniz belki de sahip olduğunuz en önemli varlıklar. "Sevdikleriniz" derken sadece insanları kastetmiyorum; varlığıyla huzur bulduğunuz, kendinizi çok daha güçlü hissettiğiniz herkesi ve her şeyi kastediyorum.
Bu arada... Belki bilmiyorsunuzdur, diye söylemek istiyorum. Sizi seviyorum. Şu an bu satırları okurken mükemmel bir doğrultuda hareket eden göz bebeklerinizle, beyin sinyalleri ve kalp atışlarınızla ne kadar değerli olduğunuzu hayal bile edemezsiniz. Bu arada "mükemmel bir doğrultuda hareket eden göz bebekleriniz" derken bu cümlenin sadece somut anlamını kastetmiyorum. Çünkü biliyoruz ki, somutsal görme yetisi olmayan insanlar var ama kim demiş ki, ruhların gözleri yoktur, diye?
Eğer son derece güçlü fikirlerle donatılmış bir beyniniz ve sevgiyle atan bir de kalbiniz varsa, bu; nefes alan olağanüstü varlıklar olduğunuz anlamına gelir.  

KİTAP
İkna Dehası - Stuart Diamond (10/10)


Bu kitabı, ocak ayında okuduklarımı paylaştığım yazımda yorumladım. 3. sırada bulabilirsiniz. Yorumum için tıktık.

Ancak yine de kısaca bahsetmek istiyorum.
Bir müzakere esnasında, kimseyi manipüle etmeye çalışmadan, herkesin duygu ve düşüncelerine önem vererek, nasıl daha fazlasını elde edebileceğimizi anlatan bu kitabın, alanında yazılmış profesyonel ve muhteşem bir kitap olduğunu düşünüyorum.

FİLM
İşte karşınızda, 3 film!

1-) Çılgın Hırsız (10/10)


Evet... Uzun zamandır izlemek istediğim animasyon olan Çılgın Hırsız'ı sonunda izleyebildim ve şimdi, bilin bakalım ne diyorum? İzlediğim en güzel animasyonlardan biriydi...



Kendini kötülüğe adamış olan bir babanın en son, Ay'ı çalmak istediğinde, 3 küçük kız evlat edindikten sonra hayatının nasıl değiştiğini anlatan Çılgın Hırsız, kalbime kazınan bir animasyon oldu. Kurgusu gerçekten olağanüstü güzel. Olay örgüsü, karakterleri, görsel efektleri, mizahı; her bir unsuruyla çok sevdiğim bir animasyon oldu.




Ne kadar kötü gibi görünse de aslında her insanın yumuşatılabilecek bir kalbe sahip olduğunu anlatan, sevgi dolu, çok anlamlı bir filmdi...
Eğer izlemediyseniz, tüm kalbimle tavsiye ediyorum.


Ve Agnes... Bana küçüklüğümü hatırlatan, Gru'yla birlikte en sevdiğim karakter...
Biliyor musunuz? Ben de küçükken saçlarımı tepeden aynı Agnes gibi bağlardım aynı o şekilde dururdu. Sınıfımdaki öğrencilerin bazıları benimle dalga geçerdi bu arada.
Bunun dışında Agnes'in masal ve tek boynuzlu at sevgisi bende de vardı ve hala var. :)



Peki ya Gru? Hem sıra dışı hem de çok sevimli, güçlü bir karakter. ^_^
Bu arada Ata Demirer'in seslendirmesine bayıldım, spesifik ve çok içten bir iş olmuş. 


Minyonlar da muhteşemdi, söylemeden geçemeyeceğim. :)

2-) Yedinci Koğuştaki Mucize (9.9/10)


Bir Kore filmi, 7. Koğuştaki Mucize. Zihinsel engelli olan bir babanın kızı için yaptığı bir fedakarlık sonucu yanlış anlaşılmasıyla hapse atılmasını ve ondan sonraki maceralarını konu alıyor.




Bu film de, tıpkı  Çılgın Hırsız gibi her insanın, suç işlemiş mahkumların bile iyi taraflarının olduğunu ve bunların ancak sevgiyle ortaya çıktığını anlatıyor.





Başta baba ve kızı olmak üzere karakterler o kadar iç ısıtıcıydı ki...
Bunun dışında, her bir oyuncu da çok başarılıydı. Şu ana kadar izlediğim tüm Kore yapımlarında buna tanık oldum zaten: Oyuncular profesyonel.



Ne fark ettim biliyor musunuz? Silenced filminde çocuklara cinsel istismarda bulunan kişiler hapse atılmazken, 7. Koğuştaki Mucize filminde ise baş karakterimiz böyle bir suç işlememesine karşın hapse giriyor. İnsanlar adaletin sağlanabilmesini neden bu kadar zorlaştırıyorlar, anlamıyorum.


3-) Pi'nin Yaşamı (9/10)



Bir Bengal kaplanıyla, çıkan bir fırtına sonucu okyanusta bir teknede mahsur kalan bir çocuğun hikayesi size çarpıcı geliyorsa, bu filmi izlemenizi kesinlikle tavsiye ederim. :)




Yaşamaya umutla sımsıkı tutunmanın nasıl bir şey olduğunu anlatan bu film, aynı zamanda muhteşem ve çok gerçekçi görsel efektlere de sahip!





KISA FİLM
Alike (10/10)


Bir distopya gibi görünse de aslında günümüzdeki yaşamı üzücü bir gerçeklikle anlatan Alike, çevredeki tüm tekdüzelik ve duygusuzluğa rağmen sevginin bizi nasıl yaşama tutacağını anlatıyor. Yalnız bu ay, hep sevgiden gittik; ne güzel. ^_^





Yaklaşık 8 dakika süren bu kısa film, kelimelerin tam anlamıyla dolu dolu.




Kaçırmayın, derim! ^_^

DİZİ
Descendants of The Sun (1-8. bölümler)


Bir askerle bir doktorun aşk hikayesini anlatan bir dizi. 16 bölümden oluşuyor ve ocak ayında ancak yarısını izleyebildim.

Olay örgüsü ve içerdiği mesajlarla çok sevdiğim bir dizi olsa da dizideki aşkın başlangıcından hiç hoşlanmadım. Çünkü ilk görüşte aşkı hiç samimi ve içten bulmuyorum.



Bunun dışında gerçekten çok başarılı ve güzel bulduğum bir dizi oldu. Bu arada sevgili Kağıt Salıncak bana önermişti bu diziyi, buradan ona çok teşekkürler! ^_^




Karakterleri de çok sevdim.
Baş erkek karakter olan Yüzbaşı Yoo Shi Jin'in, tutum ve davranışlarıyla beni birçok kez etkilediğini söylemem gerek.




En sevdiğim karakter ise, vazgeçmeyen ve sıcak kanlı yapısıyla Teğmen Yoon oldu. Doğrusu bu karaktere bayıldım. ^_^

MÜZİK
1-) Dusk Till Dawn - Zayn, Sia
Harika bir düet.
2-) Arkadaşım Eşek - Barış Manço
Çocukluğumun şarkılarından biri. :)
3-) Russian Soul - Skott
Özellikle nakarattaki müzik kulağa çok hoş geliyor. :)
4-) Stay Off My Mind - Skott
Ah, Skott... ^_^
5-) Panda - Desiigner
Bu şarkıyı babam da çok sever. :)
6-) One Last Time - Ariana Grande
Ariana Grande'nin ses tınısını ve bu şarkısını çok seviyorum. 
7-) Despicable Me - Pharell Williams
Çılgın Hırsız'ın şarkılarından biri. Sıra dışı ve dinlemekten çok hoşlandığım bir şarkı.
8-) Always - Yoon Mirae
Descendants of The Sun'ın şarkılarından biri. Duygu yüklü olması hoşuma gidiyor.
9-) SOS - Dimash Kadaibergen
Deep sayesinde keşfettiğim muntazam bir sese sahip olan bu şarkıcının SOS şarkısını nasıl söylediğini dinlemelisiniz! Onun ses dalgaları, adeta yetenek okyanusundan bize doğru geliyor. ^_^
10-) Sen Yerinde Dur - Enes Batur
Enes Batur'la aram yoktur ama bu şarkısına denk gelip dinlediğimde şarkı gerçekten hoşuma gitti.


ALBÜM
Stay Off My Mind - Skott

4 şarkıdan oluşan kısa bir albüm. Bilmem biliyor musunuz ama Skott, Selena Gomez'le birlikte benim en sevdiğim şarkıcı.
Sesi bana huzur veriyor.
Bu albümü de gerçekten çok hoş. ^_^ En sevdiğim parçalar Stay Off My Mind ile Russian Soul oldu. :)

Bu arada albümün kapak resmi çok sanatsal ve ilgi çekici, değil mi? Melek kanatları olan bir motosikletçi... Bunu sevdim! ^_^


COVER
Let It Go - J. Fla (Demi Lovato)


Let It Go benim çok sevdiğim bir şarkıdır ve J. Fla'nın da çok güzel söylediğini düşünüyorum. :)

SİHİRLİ VE İLHAM VERİCİ VİDEO
Man vs Earth - Prince Ea

Not: Türkçe alt yazılısı için tıktık.
Prince Ea, o kadar güzel ve etkileyici açıklamış ki olup biteni, videoyla ilgili yorum yapmak yerine sizi videoyu izlemeye davet ediyorum. ^_^
Bu arada Prince Ea'nın heyecanına ve tutkusuna bayılıyorum. Onu dinlemek pozitif yönde sarsıcı oluyor...


Evet... Benden bu kadar sevgili okuyucularım. :)
Kendinize çok iyi bakın! 4. saniyede görüşmek dileğiyle! ;)

3 Şubat 2018 Cumartesi

Sinema ve Ben | Mim



Herkese merhaba!
Kağıttan Dünyam, beni sinema ile ilgili sorularla sarmalanmış bir mime davet etti. Buradan ona kocaman teşekkürler ve sevgiler yolluyorum! ^_^
Onun mim yazısı için tıktık. :)

1-) Sinemada izlediğin ilk film?



Ay Prensesi. :) Konusuyla ilgili pek bir şey hatırlamasam da filmi çok sevdiğimi hatırlıyorum. :)

2-) Film en güzel ............'de/a izlenir.

Bence film en güzel evinin rahat köşelerinde izlenir. Sinemada dilediğin gibi oturamıyor, dilediğin gibi ağlayamıyorsun ve pijamayla gitme olasığın da neredeyse sıfır. Bu yüzden ev ortamında izlemek bana daha cazip geliyor.

En sevdiğim filmlerden biri olan Hugo filminden. :)

Yanlış anlaşılmasın, sinemayı da çok severim. Hiç tanımadığın insanlarla birlikte aynı duygularla, karanlık bir salonda film izlemenin de çok ayrı bir tadı var tabii. ^_^


3-) Film izlerken olmazsa olmazların var mı? Varsa neler?

En az 360p olmalı. :) Bunu bir espri olarak da algılayabilirsiniz, sevgili okuyucularım. ^_^

4-) Tek başına mı, kalabalık mı?

Tek başıma izlemeyi daha çok seviyorum.

5-) Mısır mı, cipsi mi?

Cipsi.

6-) İki boyutlu mu, üç boyutlu mu?

Küçüklüğümden beri üç boyutlu verilere ayrı bir ilgim var. Bu yüzden tercihim 3 boyutlu olacak. :)

7-) AVM sineması mı, sokak sineması mı?

Hayatımda daha önce hiç sokak sinemasına gitmedim. Bu yüzden tercih yapamayacağım. :)

8-) Filmden önce filmin fragmanını izlemek mi, yorumlarını okumak mı?

Bazen fragmanını izlesem de, izlememek tercihimdir. Çünkü fragmanların, bazı sahnelerin gizeminin aktifliğini azalttığını düşünüyorum. İpucu bulundurmadığı sürece yorum okumayı tercih ederim.


Mim yapmaya bir süre ara vermiştim ve arayı bu mimle kapatmak güzel oldu. :)

Mimlediklerim:



Kendinize çok iyi bakın! ^_^




2 Şubat 2018 Cuma

OKUDUĞUM KİTAPLAR | OCAK 2018

Herkese merhaba!
Bu ay okuduğum kitapların DNA'larını genel olarak incelemek istedim. :) Ancak bunu her zaman yapmayabilirim. Çünkü aylık favoriler yazılarımda direkt o ay en sevdiğim kitabı veya kitapları sizinle paylaşmak da bana yetiyor.
Bu ay toplam 4 kitap okudum. Okuduklarımı genel olarak sevdiğimden dolayı memnunum. :)




1-) Handan - Ayşe KULİN (5.8/10)
Yayınevi: Everest
Sayfa Sayısı: 271

Halide Edip Adıvar'ın Handan kitabının baş karakterinden ismini almış olan Handan adındaki bir kadının çıkmazlarla dolu olan yaşam öyküsünü okuyoruz.

“Aşklarını kendileri yaratır, sonra da  elleriyle yok mu ederdi bütün kadınlar,  yoksa ben mi böyle tuhaftım?"


Hayatımda hiç Ayşe Kulin okumadığımdan dolayı başlangıcı Handan'la yapmak istedim.


Anlatım bana biraz fazla basit geldi. Bunun dışında hiçbir karakterle duygusal bağ kuramadım. Ayrıca modern bir kadın olmak, cinsellikle bağdaştırılmış gibi geldi bana ve bu hiç hoşuma gitmedi. Baş karakter olan Handan'ın evli erkeklerle yasak ilişkiler kurma isteği ise beni karakterden tümden soğuttu.


handan ayşe kulin alıntı ile ilgili görsel sonucu


Kitabın sevdiğim yanları, akıcı olması ve Gezi olaylarıyla ilgili bilgi edinmeme sebep olmasıydı. Onun dışında pek beğendiğim bir kitap olmadı maalesef.


2-) Aşk - Elif Şafak (8.8/10)
Yayınevi: Doğan Kitap
Sayfa Sayısı: 415


Şems ve Mevlana'nın hikayesini onların ağzından okuyoruz bu kitapta.

" 'Yaşadığım hayatı değiştirmeye, kendimi dönüştürmeye hazır mıyım?' diye sormak için hiçbir zaman geç değildir. Kaç yaşında olursak olalım, başımızdan ne geçmiş olursa olsun, tamamen yenilenmek mümkün."


Öncelikle şunu söylemek istiyorum: Ben, gerçekten yaşamış olan kişilerin ağzından yazılan hikayeleri pek tasdik etmiyorum. Çünkü o kişilerin izni olmaksızın zihinlerindeki düşünceleri temsil ederek yazmak; belki de akıllarının ucundan bile geçmemiş olan düşünceleri onlara aitmiş gibi göstermek bana doğru gelmiyor. Şahsen; ben öldükten sonra, biri veya birilerinin benim zihnimin ürünüymüş gibi yazı yazmalarını istemezdim. Siz ister miydiniz?
Buna rağmen, kitabı gerçekten sevdim. Bazı konulara karşı, bakış açımı genişletmesinin yanı sıra, oluşturulan Şems karakteri beni çok etkiledi.




 Ayrıca Elif Şafak'ın duygu analizleri konusunda çok iyi olduğunu düşünüyorum. Yan karakterleri görmezden gelmemiş, onların da duygu ve düşüncelerine son derece önem vermiş olduğunu görmek çok güzeldi.


 İnsanları öylece yargılamamamız gerektiğini, aşkın küçümsenecek bir duygu olmadığını ve adeta umut enjekte eden bu kitabı okumanızı tavsiye ederim sevgili okuyucularım. ^_^


 3-) İkna Dehası - Stuart Diamond (10/10)
Yayınevi: Diyojen
Sayfa Sayısı: 497


 Kitabın isminin İkna Dehası olduğuna bakmayın lütfen. Bu sadece, kitabın daha fazla satılması için yapılan ucuz bir stratejik yöntem. "İkna Dehası" kulağa daha çok, hedef kişiyi manipüle ederek kendi çıkarlarına hizmet etmeye yönlendirmek gibi geliyor. Oysa hayır. Bu kitap; her iki tarafın da müzakereden olabildiğince karlı çıkmasını, kimsenin kırılmamasını, her bir bireyin duygularına ve düşüncelerine önem verilmesini amaçlıyor.
Daha fazlasını elde etmeyi amaçlıyor. Her şeyi elde etmeyi değil. Ve bu, kitapta da oldukça sık vurgulanıyor. Zaten kitabımızın asıl adı Getting More. Yani daha fazlasını elde etmek.


 "Karşılaştığınız sorunu baş etmeniz gereken bir engel olarak görmektense, bu sorunu keşfedilmeyi ve geliştirilmeyi bekleyen bir fırsat olarak görün."


 Kitabı okurken Stuart Diamond'ın zekasına sıkça hayran kaldım. Sadece zekasına değil, kalbine de öyle. Öyle düşünceli, öyle empati yüklü ve öyle iyi niyetli yazmış ki... Buradan yazara, tüm kalbimle sevgilerimi yolluyorum.

"Ölümü kollarını açarak karşılayan bir gruba karşı bir şiddet savaşını kazanmak fiilen imkansız. Ve bu dünya çapında bir fenomen haline gelmiş bulunuyor."


Size şunu garanti edebilirim: Eğer bu kitabı; sadece söze değil uygulamaya da geçirmeye hazır bir şekilde ve zihninizi gerçekten vererek okursanız yaşam kalitenizin artması işten bile değil.


 4-) Uçurtma Avcısı - Khaled Hosseini (9.1/10)
Yayınevi: Everest
Sayfa Sayısı: 375


 Afganistan'da beraber büyüyen Emir ve Hasan adındaki iki çocuğun çarpıcı dostluk hikayesini okuyoruz bu kitapta.




Hiçbir zaman geç değildir, değil mi? :) Bu yüzden bu kitabı artık okumaya karar verdim, iyi ki de okumuşum. :)
Ancak beklentiyi biraz fazla yüksek tutmuş olmalıyım ki, kitap beni beklediğim kadar etkileyemedi.




Khaled Hosseini, gerek çocuk gerek yetişkin birey olsun insan psikolojisini gerçekten çok iyi işlemiş. Bu da kitabı sevmemdeki büyük etkenlerden biri.



 Evet, yazımızın sonuna geldik sevgili sevimli bal arıları. :) Kendinize çok iyi bakın! ^_^



22 Ocak 2018 Pazartesi

O mu? Bu mu?: Okuma Alışkanlıkları Versiyonu | Pazar 6'lısı



Herkese merhaba! 
Esseve Rin'in kurucusu olduğu Pazar 6'lısı yazımla karşınızdayım!
Ocak temaları için tıklayabilirsiniz. ^_^




Bir gün geç yazıyorum ama olsun. Bir zararı yok sonuçta. :)


1) Kaldığınız yeri belirlerken sayfanın kenarını kıvırmak mı, yoksa ayraç kullanmak mı?

Ayraç kullanmak. :) Çünkü katladıktan sonraki o kat izi hoşuma gitmiyor.


2) Kitap okurken yemek yemek mi, yoksa içecek içmek mi?


İçecek içmek. Yemek yerken konsantre olmak benim için zor olur.


3) Bir seferde sadece tek bir kitap okumak mı, yoksa birden fazla kitap okumak mı?

Tek bir kitap okumak. İşin komik kısmı ise şu, bazı zamanlarda birden fazla kitabı aynı anda okumaya çalışıyorum. Ancak bu, bazen kendimi kötü hissettiriyor. Çünkü hangi kitabı okuyacağıma karar vermekte zorlandığım zamanlar oluyor.

4) Uzanarak okumak mı, yoksa oturarak okumak mı?

Oturarak.

5) Beğendiğiniz alıntının altını çizmek mi, yoksa başka bir yere yazmak mı?


Daha çok altını çiziyorum ama beni çok etkileyen bir alıntı olduğunda alıntı defterime yazdığım zamanlar da oluyor.


6) Kitapları internetten almak mı, yoksa kitapçıdan almak mı?


İnternetten almak. Çünkü daha ucuz! ^_^




Evet, benden bu kadar.
Kendinize çok iyi bakın, sevgili okuyucularım! ^_^


14 Ocak 2018 Pazar

Alışveriş Sepetimdeki 6 Kitap | Pazar 6'lısı



Herkese merhaba! 
Esseve Rin'in kurucusu olduğu Pazar 6'lısı yazımla karşınızdayım!
Ocak temaları için tıklayabilirsiniz. ^_^
Evet, etkinliğin adından da anlayabileceğiniz gibi, almayı planladığımız 6 kitaptan bahsediyoruz. Öyleyse, hemen başlayalım. ^_^



1-) Dolfi ile Marilyn - François Saintonge


Kitabın kapağını ilk gördüğüm andan beri merak ettim bir kitap. Daha sonra konusuna kısaca göz gezdirdiğimde, kitabın Hitler ile Marilyn Monroe'nun klonlarının hikayesinin anlatıldığı bir kurguya sahip olduğunu öğrendim. Çok ilgi çekici, değil mi? :)


2-) Zamanın Efendisi Hugo Cabret ve Buluşu - Brian Selznick



Bu kitabın filmi olan Hugo, benim hayatımda izlediğim en güzel filmler arasında ve benim için çok özel. Haliyle kitabını da çok merak ediyorum. ^_^


3-) Yeniden Büyük Amerika - Donald Trump 


Bu kitabı okumak istiyorum; çünkü bir insan olarak, farklı fikirlere ihtiyacım var. 
Ayrıca Trump'ın zihin dünyasına yolculuk yapmak, bana hiç de fena bir fikir gibi gelmiyor. Aksine, düşüncesi bile meraklandırıyor.
4-) Mucize - R. J. Palacio


Bu kitabı artık okumalıyım.


5-) Sofie'nin Dünyası - Jostein Gaardner


Felsefe tarihi üzerine bir roman, kulağa muhteşem geliyor! ^_^


6-) Babaya Mektup - Franz Kafka 


Franz Kafka'nın babasıyla arasının iyi olmadığını biliyorum ve babasına yazdığı mektubu esas alan bu kitabı gerçekten çok merak ediyorum.



Evet, benden bu kadar. Kendinize çok iyi bakın! ^_^