28 Ekim 2017 Cumartesi

Ya Yerin Çekimi Yoksa?

Herkese merhaba!



Newton'un yer çekimini bulma öyküsü sizce de biraz enteresan, değil mi? Tamam, bir elma ağacının altında dinlenip keyfine bakabilirsin, bunda hiçbir sorun yok ama bir elmanın yere düştüğünü görünce yer çekiminin ispatlanmış olduğunu düşünmek biraz tuhaf. Ne yani, sen o yaşına kadar daha önce hiç düşen bir cisim görmedin mi? 
Özellikle son yıllarda yer çekiminin var olup olmadığı beni epey şüphelendiren bir durum. Evet, Dünya yuvarlak olabilir ama bizleri Dünya üzerinde tutan kuvvet gerçekten yer çekimi mi? Yerin içinde ne tür bir kuvvet olabilir de bizi kendisine çekebilir? Bir tür genel madde mıknatısı mı? Bu bana hiç de mantıklı gelmiyor. Ayrıca uçabilen varlıkları düşünürsek, onların uçabilmesini sağlayan aparatların özel kanatlı yapılarının veya motor kuvvetlerinin olduğunu biliyoruz. Peki, Dünya'da bir kütle çekimi varsa neden onlar kalkışa geçmeden önce onları kendisine çekip işi bozmuyor?

Şimdi ise benim için çok çarpıcı olan, öğretmenim vesilesiyle izlediğim bir deney yıldızına iniş yapalım. Tabii yer, bizi kendisine çekemedikten hemen sonra. ;)




NASA'nın yaptığı bu deneyde, bir top ve kuş tüyleri serbest bırakılıyor ve topun tüylerden önce "sevgili yer çekimine" kavuştuğu gözleniyor. Aynı deney bu sefer havanın vakumlandığı odada tekrar gerçekleştiriliyor. Bu sefer ise tüyler de top da aynı anda iniş yapıyor. Bu deneyde rolü olan bilim insanı, bu olayı hemen hemen şöyle açıklıyor: 
Odada hava varken topun tüylerden önce düşmesinin nedeni hava sürtünmesi. Hava vakumlandıktan sonra ise aynı anda düşmelerinin nedeni aslında düşmüyor olmaları. Onlara etki eden hiçbir kuvvet yok.




İşte yıldızımıza hoş geldiniz!
Bu videoyu izledikten sonra yer çekimiyle ilgili olumsuz düşüncelerim beynimin etrafında tekrar Kutu Kutu Pense oynamaya başladılar. Neden hiç Kutu Kutu Çekiç oynamazlar, anlamıyorum. Tamam, bu espriyi görmezden gelin lütfen.


Eğer yerde gerçekten bir çekim kuvveti olsaydı havanın bu tür olaylarda sonuç değiştirecek kadar büyük bir etkisinin olmaması gerekirdi. Ayrıca şu formülü bir inceleyelim: 



G: ağırlık
m: kütle
g: yer çekimi ivmesi


Bu formüle göre yer çekimi ivmesi, ağırlığın kütleye bölümüne eşittir ve bu durumda kütle arttıkça yer çekimi de artar. Peki öyleyse, neden havanın vakumlanışı, yer çekiminin kütlesi büyük olan topu daha büyük bir ivmeyle kendisine doğru çekememesine, işini yapamayışına neden oldu? Veee... Uzayın bir bölümünde hava yok. Bu sizin için ne ifade ediyor? İşte, bu yüzden astronotlar boşlukta süzülüyor!



İşte, tüm bu düşünceler beni daha fazla araştırmaya itti ve ulaştığım sonuçları sizinle paylaşmaktan memnuniyet duyarım. ^_^

Öncelikle, uzay bükülebilen bir varlıktır. Bunu ilk keşfeden kişi de Albert Einstein'dır. Peki, nasıl bir bükülmeden bahsediyoruz? 


Uzayı bir kumaş gibi düşünürsek kütleli bir cismi kumaşın üzerine bıraktığımızda orada oluşan çukurumsu bir çökelme görürüz. Bu yüzden başka cisimleri de o kumaşın üzerine bıraktığımızda o cisimler, o çöküntüye doğru dalgasal hareketlerle gitme eğilimini gösterecektir. Yukarıdaki resim, bunu göstermek amacıyla yapılan bir deneyden görüntü. Deneyin tamamı için tıklayın.




Uzay bu şekilde bükülebildiğinden Dünya ve diğer gök cisimleri, uzayın çukursal bir şekilde eğrilmesine neden olur ve sonuç olarak Dünya'nın yakınında bulunan cisimler Dünya'ya doğru gitme eğiliminde olur. Anlayacağınız, içlerinizdeki uzaylara çıkan sevgili astronotlar, burada Dünya'nın kütle çekimi söz konusu değil. Yerin bizi çektiği veya Dünya'da gizli bir genel madde mıknatısın varlığı falan yok. Anahtar, uzayın bükülmesinde ve bizi Dünya'ya doğru itmesinde saklı. 
Görüyorsunuz, Dünya sanıldığı gibi bizi kendisine çekmiyor, bize o kadar da meraklı değil. Zaten neden meraklı olsun ki? Ekolojik ve psijik olarak bu gezegeni ne hale getirdiğimize bir bakın! 


Uzayın, bükülme sonucunda Dünya'nın yakınındaki cisimleri Dünya'ya doğru itme ivmesini, yer çekimi ivmesine yansıtıyoruz sadece.


Tabii, yer çekimini bu olayla tanımlarsak görünürde sorun olmaz ama uzayın gerçekleştirdiği kuvveti yer gerçekleştiriyormuş gibi göstermek sizce de uzayın potansiyeline haksızlık olmaz mı?


Evet, sevgili okuyucularım, yazımızın sonuna geldik. 
Evet, yerin kulağı olabilir ama inanın bana, çekimi yok. ;)
Öyleyse... İçinizdeki uzayda geçireceğiniz bol mutlu günler diliyorum! ^_^


24 yorum:

  1. Ne güzel bir yazı hazırlamışsın bugün İrem'ciğim, bayılırım uzay, yıldızlar, kainatın sırları, kara delikler, zamanda yolculuk gibi konulara, uzayda daha keşfedilecek çok şey olduğuna eminim. Emeğine sağlık. Sana da mutlu günler.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bücürükveben,
      Kesinlikle, uzayda daha keşfedilecek çok şey var. ^_^ Demek siz de astronomiyi seviyorsunuz, yuppiii o halde! ^_^ Fikrinizi belirttiğiniz için teşekkür ederim! :)

      Sil
  2. hımm! uzay ve yerçekimi hakkında ilginç bilgiler olmuş.."uzay bükülebilen bir varlıktır" teorisi bana da mantıklı geldi.. eline sağlık.. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ertuğrul Yıldırım,
      Hımm! O teori bana da mantıklı geldi.. ;) Beğenmene sevindim. ^_^ Fikrini belirttiğin için teşekkür ederim! ^_^

      Sil
  3. Hiç böyle düşünmemiştim çok değişik bir bakış açısı edindim sayende 😊 teşekkür ederim ellerine sağlık 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pınar Çobanoğlu,
      Ben teşekkür ederim bu gülümseten yorumun için! ^_^

      Sil
  4. hımmmm dna, yer çekmemesi, hımmm prof olcan seeeeen :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deep,
      Biliyor musun? Senin yorumların vücudumda serotonin etkisi oluşturuyor. Çok teşekkür ederim Deep, fikrini belirttiğin için ayrıca teşekkür ederim! ^_^

      Sil
    2. ayy yorumların bileeee bilimseeel :) sülfürik asit etkisi oluşturmadığına sevindim. katkısız yorumlar bunlaar, kimyasal yok kikiki :)

      Sil
    3. Deep,
      Bu çok iyiydi Deep! ^_^ Doğru, yorumların oldukça katkısız, doğal. ^_^ Bu yüzden yuppiii! :)

      Sil
  5. Değişik bir bakış açısıyla yazılmış eğlenceli bir yazı olmuş. Emeğine sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlkay,
      Beğenmene ve eğlenmene sevindim! ^_^ Fikrini belirttiğin için teşekkür ederim! :)

      Sil
  6. cidden ilginç bir noktaya parmak basmışsın bu yazında. benim de kafam karıştı düşünmeye sevk oldum birde bilimsel ve fiziksel açıdan yaklaşımın da mantıklı görünüyor. bunu bir düşünmek lazım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sümeyye Kip,
      Bu düşüncelerin benim için çok değerli, bu yüzden bunu benimle paylaştığın için çok teşekkür ederim! ^_^

      Sil
  7. Değişik bir bakış açısı olmuş, gifler de çok tatlı :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kağıt Salıncak,
      Beğenmene sevindim. ^_^ Fikrini belirttiğin için teşekkür ederim! :)

      Sil
  8. Benim de aklımı kurcalamıştı bu yer çekimi meselesi üniversitedeyken. bir fizik terk arkadaş da bizim bölüme gelmişti, o bir gün yer çekimi diye bir şey yok demişti; hala da kafamı kurcalar durur, daha yakın zamanda araştırma yapmıştım internette. Merakla okudum yazınızı. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Halil Gönül,
      İlginizi çekmesine sevindim. :) Fikrinizi belirttiğiniz için teşekkür ederim. :)

      Sil
  9. Hmm, büyük kütleli cisimler uzayı bükerler demek.

    Şimdi güzel soru geliyor. Peki ya kütle nasıl vardır ve nereden gelir?

    Sonra evren nasıl oluştu?

    Bunları bir seri halinde yazsana :)
    Eğlenceli geliyor okumak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. SolukGolge,
      Önerin için teşekkür ederim, ismi çok havalı olan Soluk Gölge. :) Evren nasıl oluştu? Gerçekten güzel bir soru ve bununla ilgili bir yazı yazar mıyım bilmiyorum ama önerin aklımın bir köşesinde. :) Fikrini belirttiğin için teşekkür ederim! ^_^

      Sil
  10. Bu arada benim de bu konulara bayağı ilgim var. Ortak yönümüz olmasına sevindim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. SolukGolge,
      Ben de sevindim. :) Fikrini belirttiğin için teşekkür ederim! ^_^

      Sil
  11. Uzay muaazzam bir şey. Deneyleri izledim havanın olmadığı ortamda tüylerin düşüşüne şaşkınlıkla baktım... Meteorlar boşuna girmiyormuş atmosferimize. Yer çekimi değil ama uzayın kütleye sağladığı bir çekim eğrisi mevcutmuş. (Çarşaflı deneyi yarısına kadar izledim)
    Hocam meteor tespitim doğru mu? İkinci sorum acaba sınavda bu konudan mesul müyüz? :))
    Bir de uzay zaman olayı var ki akıllara zarar. Uzay zaman ilişkisi ile ilgili bir yazı okumuştum. Ama kendimi çekim konusundaki gibi aydınlanmış hissetmemiştim. Anlaşılır anlatım için ayrıca teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. www.filmgundemi.com,
      Haha, yorumun güldürdü! ^_^ Öncelikle meteorla ilgili hipotezin çok mantıklı. :) O olayın özü şu: Uzayda bulunan bir gök cisminin yörüngesi, Dünya'nın yörüngesiyle kesiştiği zaman Dünya'nın atmosferine doğru büyük bir hızla gelmeye ve kazandığı ısıyla ışık saçmaya başlıyor. :) Ve asıl ben bu güzel yorumun için teşekkür ederim. ^_^

      Sil